Pazartesi

Munzur'un Gözyaşları


Bir göl düşünün... İnsanların gözyaşlarından oluşan bir göl.

Belki bu bizim hiçbirzaman gerçekleşmesini istemediğimiz bir ütopya fakat bu bugün Dersim'de gerçekleşiyor.


İnsanlar, Munzur'un suyunun biriktiği bir baraj gölüne bakarak ağlıyor belki kendi çaresizliklerinden belkide 38'de bir çok Dersimlinin kanın aktığı Munzur'un çaresizliğine ağıtlar yakarak ağlıyorlar.


Munzur Ağlıyor... Ben bu ağlayışları duydum ve bir utanç gölüne dönüşen o göyaşlarınıda gördüm.

Munzurun suyunu içip ona ihanet etmeyen ve 80 yaşında olmasına rağmen Munzur'un kenarına koşup onun derdine derman olmaya çabalayıp Munzur ile birlikte ağlayan halkıda gördüm.


Kendine onurlu diyen insanlar bu kadar çaresizmi sizce? Munzur için sizce birşeyler yapılazmı?

Munzur'un özgürlüğünü onun önüne beton bentler yaparak onun özgür akmasını kısıtlayanlara karşı ağlamaktan başka birşey yapamazmıyız?


Mesala ayağa kalkıp onurlu bir insanın yapacağı gibi bu duruma isyan ederek bu haksızlığa ve zülme karşı Munzur'un sesi olup onun için haykırıp zülüm edenlerin üzerine yürüyemezmiyiz.


Belkide bir çoğumuz bu olayı sadece bir çevre sorunu olarak algılıyor ve bu barajların yol açacağı sosyolojik sorunları gözardı ediyor.


Barajlarla birlikte bölge insanın geçim kaynaklarından biri olan hayvancılık yok olacak ve bundan kaynaklı geçim sıkıntısı yaşanacağı için göçler başlayacak ve zaten Türkiye'nin en az nüfuslu ili olan Dersim'in nüfusu giderek daha çok azalacak.

Barajların oluşturacağı yapay göller Dersim'in halkının arasında duvar olacak ve insanlarımızı daha çok birbirinden uzaklaştıracak. İnsanlarımızın birliğine daha çok darbe vuracak ve Dersim, yozlaşmaya açık bir hale gelecek.


Barajlar, Dersim'in muhalif ve isyankar kimliğini yok etmek amacıyla planlanan stratejilerin sonucudur.

Dersim'in bereketli ve kutsal topraklarını sular altında bırakarak insanlarımızı yanlızlaştırma çabası içerisinde olanlar bu şekilde bölerek parçalayıp zamanla küçülecek olan Dersim'i çevre illere bağlayarak bu şekilde yok edecekler.


Peki buna sessiz kalarakmı onurlu kalacağız? Elimizde yapabileceğimiz hiçmi birşey yok? Çokmu çaresiz insanlarız?


Bence hayır değiliz. Ama belkide çoğumuza bu yazdıklarım gerçekçi gelmiyor olabilir ama zaman daha geç olmadan Dersim'in üzerine karanlık bulutlar çökmeden ayağa kalkın ve onurunuzu koruyun!


Bir dostumuzun aşağıda dediği gibi;


"Munzur sahipsiz kalmazki, o zaman Dersim’lilerin hepsi sahipsiz kalır. Eğer Munzur, sahipsiz kalırsa... ben ne aşık olur, nede sevdalara tutunurum. Karalara bürünür, bir daha gülmemeye yemin ederim...

Dersim’lilerin hiç sevdaya hakkı olmaz. Munzur, tüm sevdaların en yücesidir...”


Unutmayın! Doğduğumuz, büyüdüğümüz, ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz topraklara borcumuz var. Bize bizden önce gelenler onurlu ve dirayetli bir Dersim bıraktıklar. Bizimde yarınlara yani çocuklarımıza ve torunlarımıza bize bırakılmış Dersim'i daha ilerilere taşıyarak bırakmamız gerek.


Unutmayın!


"Hak yiyen kadar, hakkını yedirende onursuzdur!"


Baran Tunçel


18/10/09